Resim Akademi

MEB'e Bağlı Ruhsatlı Bir Eğitim Kurumudur

Güzel Sanatlarda Geleneksel Sınıflandırma Nedir?

Sanatın baş döndürücü ve çok katmanlı dünyasına ilk adımı attığınızda, her şeyi bir düzene koyma ihtiyacı hissedersiniz. Peki, yüzyıllar boyunca ortaya konan onca eseri, onca farklı ifade biçimini nasıl anlamlandırabiliriz? İşte bu noktada karşımıza çıkan ve sanat tarihi eğitiminin adeta temel taşı olan kavramlardan biri "sanatların sınıflandırılması" olur. Bu sistemlerin en köklüsü ise, güzel sanatlarda geleneksel sınıflandırma olarak bilinir. Bu yaklaşım, sanat dallarını kullandıkları malzemeye ve bizde uyandırdıkları duyulara göre üç ana başlık altında toplar.

Bu makale, yalnızca bir sınav sorusunun cevabını vermekle kalmayacak; sizi bu temel sanat dalları sınıflandırmasının ardındaki mantığa, tarihsel kökenlerine ve en önemlisi, 21. yüzyılın dinamik sanat ortamında neden tek başına yeterli olamadığının eleştirel bir analizine götürecek. Bu, sanatı yorumlama biçimimizin köklerine inen bir keşif yolculuğudur.

[widget-171]

Sınıflandırmanın Kalbi: Neden ve Nasıl Ortaya Çıktı?

Bu geleneksel ayrımın filizlendiği yer, Aydınlanma Çağı'nın 18. yüzyıl estetik felsefesidir. Bu sistemi ilk defa 1746 yılında "Les Beaux Arts réduits à un même principe" (Güzel Sanatlar Tek Bir İlkeye İndirgendi) adlı eseriyle formüle eden düşünür, Fransız filozof Charles Batteux'dur. Filozof Charles Batteux'nun temel amacı, tüm sanatları "doğanın taklidi" ilkesi altında birleştirmek ve onları hitap ettikleri duyulara ve kullandıkları malzemeye göre mantıklı bir çerçeveye oturtmaktı. Bu sanat dalları sınıflandırması, o dönem için devrim niteliğindeydi.

Yaklaşımın temel mantığı aslında çok basittir: Sanat, kendini ifade etmek için bir "madde" veya "araç" kullanır. Bazı sanatlar göze hitap eder ve maddeye şekil verir (görsel sanatlar gibi). Bazıları kulağa seslenir ve notaları, sözcükleri kullanır (işitsel sanatlar gibi). Bir kısmı ise hem göze hem kulağa aynı anda dokunur ve insan bedeninin hareketini merkeze alır (dramatik sanatlar gibi). Ünlü filozof Charles Batteux’nun bu yaklaşımı, Türkiye'deki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi gibi köklü kurumların sanat tarihi derslerinin hala temelini oluşturur.

Güzel Sanatların 3 Ana Kategorisi

Gelin şimdi, Charles Batteux'nun bu mantıksal çerçevesinin detaylarına inelim ve üç ana kategoriyi yakından tanıyalım: Plastik Sanatlar, Fonetik Sanatlar ve Ritmik Sanatlar.

1. Plastik Sanatlar (Görsel Sanatlar)

Maddeye form verme esasına dayanan ve öncelikli olarak görme duyumuza hitap eden bu sanatlar, görsel sanatlar olarak da bilinir. "Plastik" kelimesi burada "şekil verilebilen" anlamına gelir. Bu kategori kendi içinde ikiye ayrılır:

  • Yüzey Sanatları (İki Boyutlu): Bir düzlem üzerine uygulanan bu plastik sanatlar, derinlik algısını perspektif ve ışık-gölge gibi ustalıklarla yaratır.
    • Resim, Minyatür, Hat, Tezhip, Fotoğraf
  • Hacim Sanatları (Üç Boyutlu): Maddenin yontularak veya yoğrularak üç boyutlu formlar kazandığı plastik sanatlar dalıdır.
    • Heykel, Mimari, Kabartma, Seramik

Bu sanat dalları, kalıcı ve somut eserler ortaya koymalarıyla bilinir; sanat tarihi bu eserler üzerinden yazılır. Lise düzeyinde sanata gönül vermiş ve yeteneğini keşfetmek isteyen gençler için bir güzel sanatlar hazırlık kursu bu temel görsel sanatlar disiplinlerinde güçlü bir altyapı oluşturmanın en doğru yoludur.

2. Fonetik Sanatlar (İşitsel Sanatlar)

Malzeme olarak sesi ve sözü kullanan, doğrudan işitme duyumuza seslenen bu sanatlar, işitsel sanatlar olarak da adlandırılır. Bu sanatların eserleri anlık bir icraya dayanır ve zaman içinde var olur. Fonetik sanatlar, bu anlık doğalarıyla kalbimize dokunur.

  • Müzik: Seslerin belirli bir ritim ve armoniyle organize edilmesidir. En etkileyici işitsel sanatlar arasındadır.
  • Edebiyat: Malzemesi dildir. Şiir, roman gibi türlerle estetik bir ifade yaratmayı hedefler. Fonetik sanatlar içinde dilin gücünü en iyi gösteren daldır.

3. Ritmik Sanatlar (Dramatik Sanatlar)

Hem görme hem de işitme duyusuna aynı anda hitap eden, malzeme olarak insan bedeninin hareketlerini ve eylemlerini kullanan bu sanatlar, dramatik sanatlar olarak da bilinir. Bu sanatlar "harekete" dayalıdır ve genellikle bir sahnede, belirli bir süre içinde icra edilirler. Ritmik sanatlar, anın büyüsünü yakalar.

  • Tiyatro, Dans, Bale, Opera: Bu dramatik sanatlar, insan bedenini ve eylemini merkeze alır.
  • Sinema: Görüntü, ses ve hareketin birleşimidir. Ritmik sanatlar içinde en karmaşık olanıdır ve bu sınıflandırmanın sınırlarını zorlar.

Bu karmaşık ve rekabetçi dramatik sanatlar alanında profesyonelleşmek, kapsamlı bir eğitim gerektirir. Üniversite düzeyinde sanat eğitimi almayı hedefleyen adaylar için doğru bir güzel sanatlar hazırlık kursu portfolyo hazırlama ve yetenek sınavları sürecinde adeta bir pusula görevi görür.

Bir Sanat Tarihi Öğrencisinin Gözünden

"Sanat Tarihine Giriş dersinde bu sınıflandırmayı ilk öğrendiğimde her şey bir yapbozun parçaları gibi yerine oturmuştu. Resim plastiktir, müzik fonetiktir, dans ritmiktir. Bu kadar basitti. Ancak modern sanat galerilerini gezmeye, video enstalasyonları, performans sanatı veya dijital kolajlar görmeye başladığımda bu netlik buharlaştı. Joseph Beuys'un bir odada keçelerle yaptığı enstalasyon plastik miydi, ritmik mi? O an anladım ki, bu geleneksel sınıflandırma, sanatı öğrenmek için harika bir başlangıç noktası olsa da, modern dünyanın karmaşık ifade biçimlerini anlamak için sadece bir temeldi."

Bu Sınıflandırma Bugün Neden Yetersiz Kalıyor?

Peki, bu kadar köklü bir sistem bugün neden adeta 'alarm veriyor' ve günümüz sanatını açıklamakta zorlanıyor? Charles Batteux'nun 18. yüzyılda yaptığı bu sanat dalları sınıflandırması kendi dönemi için ne kadar aydınlatıcıysa, günümüzün sanatını kapsamakta o kadar zorlanıyor. Sebepleri oldukça net:

1. Sınırları Aşan Disiplinlerarası Sanat

Modern ve çağdaş sanat, katı sınırlar yerine melez formları sever. Örneğin, bir video enstalasyonu; plastik sanatlar alanının görsel kompozisyonunu, fonetik sanatlar alanının ses tasarımını ve ritmik sanatlar alanının zamansal akışını aynı anda kullanabilir. Performans sanatı gibi disiplinlerarası sanat formları, tiyatro, dans ve görsel sanatların sınırlarında özgürce gezinir. Bu tür bir disiplinlerarası sanat eserini tek bir kategoriye hapsetmek, onun ruhunu anlamayı imkansız kılar. Sanat artık bu eski kalıplara sığmamaktadır ve disiplinlerarası sanat günümüzün gerçeğidir.

2. Teknolojinin Sanatı Dönüştürmesi

Dijital devrim her şeyi kökünden değiştirdi. Dijital sanat, net-art, video oyunları, yapay zeka sanatı gibi formlar, "madde," "ses" veya "hareket" gibi geleneksel malzemelerin çok ötesine geçer. Kod, veri ve algoritma gibi yeni malzemelerle üretilen bu eserleri geleneksel bir sanat dalları sınıflandırması içine sokmak mümkün değildir. Sanat tarihi, bu yeni formları anlamlandırmak için yeni kavramlara ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, güzel sanatlarda geleneksel sınıflandırma artık tek başına yeterli değildir. Bu durum, aynı zamanda güzel sanatlar fakülteleri kontenjanları üzerinde de bir çeşitlilik ve rekabet yaratmakta, adayların daha donanımlı olmasını gerektirmektedir.

Geçmişten Geleceğe Uzanan Bir Köprü

Unutmamak gerekir ki, güzel sanatlarda geleneksel sınıflandırma (Plastik, Fonetik ve Ritmik Sanatlar), sanat tarihi okyanusuna açılmak için vazgeçilmez bir başlangıç noktasıdır. Bu sistematik yaklaşım, sanat eğitiminin ilk basamaklarında zihin açıcı bir rol oynar. Ancak, bu sınıflandırmanın günümüzün teknolojiyle iç içe geçmiş, disiplinlerarası sanat anlayışını ve sürekli evrilen sanat dünyasını tam olarak kapsayamadığını kabul etmek gerekir. Bu temel bilgiyi, çağdaş sanatın getirdiği yeniliklere açık bir zihinle birleştirmek, sanatı bütünsel olarak kavramanın ve bir sanat tarihi uzmanı gibi düşünebilmenin anahtarıdır. Güzel sanatlarda geleneksel sınıflandırma, bir haritanın başlangıç noktası gibidir; yolculuğun kendisi ise çok daha zengin ve karmaşıktır.

Yorum Yap

Ücretsiz Deneme Dersi İçin Randevu Alın
Ücretsiz Deneme Dersi İçin Randevu Alın Kontenjanlar Hızla Doluyor - Hemen Ara
m15-owl { margin-bottom: 15px; } @media screen and (max-width: 768px) { .module-13 .m13-campaign a img {height: auto !important; } } @media screen and (max-width: 768px) { #sy-whatshelp { display: none !important; } } #sy-whatshelp { display: none !important; }